|
|
|
|
|
 |
Tango,
iki kişilik bir Dünyada duygu ve
düşüncelerin, sırların,
beklentilerin,
tutkuların, neşenin, hayallerin
ve hüzünlerin sessiz
paylaşımıdır.
Kendiliğinden gelişen keyifli
bir sohbet, hüzünlü bir yakarış,
gülümseten bir nükte, mahçup bir
itiraf ya da küçük bir
rivayet...
“ Tango, paylaşılan bir andır ”
www.Tango-Beyoglu.com |
|
|
|
 |
Tarabya -
Ural Ataman Klasik Otomobil
Müzesi
Ural Ataman Klasik Otomobil
Müzesi, 1926-1975 yılları
arasında üretilen 67 otomobil ve
çeşitli koleksiyonlarla otomobil
tarihine ışık tutuyor. Müze, ilk
adım atıldıktan itibaren;
ölülerin sergilendiği, salt
ciddiyet ve ürpertici sessizlik
içinde "hürmeten" ziyaret edilen
kasvetli bir ortama değil;
zamana karşı direnen, yaşayan
ürünlerin sergilendiği,
eğlenceli ve dönemin müzikleri
eşliğinde gezilen bir havaya
sahip.
Dışarıdan bakıldığında içeride
konuyla ne kadar ilişkili bir
dekorasyon olduğunu tahmin etmek
güç olan müzenin aydınlatması
koleksiyoncunun neon reklâm
panoları ve bunları destekleyen
çağdaş aydınlatma sistemiyle
sağlanıyor. Müze yaklaşık 2000
m2 arsa üzerine betonarme ve
çelik konstrüksiyon kullanılarak
inşa edilmiştir.
http://www.atamanmuseum.com/ |
|
|
|
 |
Türkiye’nin ilk ve tek
Gastronomi Müzesi -
Maslak
MSA'nın kurucusu Mehmet Aksel'in
özenle kurduğu ve halen
geliştirmekte olduğu, sektörel
olarak bir ilke imza atan bu
müze, geçmişi günümüze taşıyor,
yiyecek - içecek kültürümüz ve
sanayimizin tarihi yolculuğunu
hem öğrencilere, hem de
ziyaretçilerine örneklerle
sunuyor.
Devamı : |
|
|
|
Sadberk
Hanım Müzesi'ni ziyaret
ettiğinizde Boğaz’ın inci tanelerinden biri
olan Sarıyer’in güzelliklerini keşfetmeye de
hazır olun. Yüzyıllardır farklı kültürlerin
bir arada yaşamasına olanak tanıyan Sarıyer,
sunduğu sürprizlerle sizi şaşırtacak. Tarih
ve kültürün el ele yüzyıllardır yaşadığı
Sarıyer’de, hem müze içerisinde, hem de
çevresinde yer alan kültürel miras
unsurlarını bir güne sığdırmak imkânsız ama
denemeye değer!
Devamı
: |
|
|
Maslak
Kasrı Levent ve Ayazağa semtlerini birbirine
bağlayan ana yolun sağında bulunan Maslak
Kasırları’nın yer aldığı çevrede ilk
yapılaşmaların, Sultan II. Mahmud Dönemi’nde
(1808-1839) başladığı ve bu bölgenin Sultan
II. Abdülhamid’in veliahdlığı sırasında
sultanlara ait bir av ve dinlenme yeri
olarak kullanıldığı bilinmektedir. Bu
yıllarda tarih sahnesine çıkan ve bölgeye
özel bir konum kazandıran Maslak
Kasırları’nın ne zaman ve kim tarafından
yaptırıldıkları tam olarak saptanamamakla
birlikte, büyük bir bölümü Sultan Abdülaziz
Dönemi’ne (1861-1876) tarihlenmektedir.
170.000 m2’lik orman arazisinin ortasında
yeşilin tüm tonlarını barındıran bir
koruluğun içinde yer alan Maslak
Kasırları’ndan günümüze; Kasr-ı Hümâyûn,
Mabeyn-i Humâyûn ve Limonluğu, Çadır ve Köşk
Paşalar Dairesi gelebilmiştir. Boğaziçi’nin
Karadeniz’e açıldığı noktayı çok iyi
görebilen bir konumda, çevrelerindeki yeşil
örtüyle bütünleşen bu yapılar, 19. Yüzyıl
sonları Osmanlı mimarlığı ve
süslemeciliğinin seçkin örneklerini
oluşturmaktadır.
Sultan II. Abdülhamid’in çalışma ve yatak
odalarının bulunduğu Kasr-ı Humâyûn bu
sultanın Osmanlı tahtına çağrılmasına tanık
olmuştur ve bu yönüyle Osmanlı tarihi
açısından özel bir önem taşımaktadır.
Günümüzde Kasr-ı Humâyûn, eldeki belge, anı
ve eski fotoğrafların ışığında onarılarak
bir müze-saray olarak geziye açılmış
durumdadır. Mabeyn-i Humâyûn ve ona
bağlantılı Limonluk ile Çadır Köşk ve
bahçesi de aynı biçimde ele alınarak
onarılmış ve ziyaretçilerin oturup
dinlenebilecekleri birer kafeterya kimliğine
kavuşturulmuşlardır. Çevredeki geniş yeşil
alansa bir rekreasyon alanı olarak
düzenlenmiş ve “Milli Egemenlik Koruluğu”
adıyla İstanbullular’ın ve tüm
ziyaretçilerin hizmetine sunma çalışmaları
sürdürülmektedir. Maslak Kasrı; Kasr-ı
Hümayun, Mabeyn-i Hümayun, Paşalar Dairesi,
Çadır Köşkü ve limonluktan oluşur. Diğer
Osmanlı yapılarına nazaran daha sade bir
görünümde olan köşkün değişik yerlerinde
Abdülhamit’in tuğraları yer alır.
Kasr-ı Hümayun: Bu kasırda
Sultan Abdülhamit’in çalışma ve yatak
odaları bulunmakta İki katlı olan yapı, çatı
ve bodrum katlarına da sahiptir. Girişinin
iki yanında sütunlar ve bu sütunlar üzerinde
bir balkon bulunur. Tüm odaların tavanları
ve salonun duvarları renkli kalem işi
resimlerle süslenmiştir.
Mabeyn-i Hümayun: Küçük, tek
katlı ve kâgir olan yapı; Sultan’ın özel
dairesidir. Buradan ulaşılan limonluksa; çok
değerli bitkiler, kamelyalar, fern ağaçları,
muzlar ve ortasında havuz bulunan güzel bir
cam seradır.
Çadır Köşk: Sekizgen bir plana
sahip, iki katlı, çatısındaki geniş
saçaklar, etrafını dolanan balkonu ve ahşap
işçiliğiyle göz alıcı bir mekân.
Paşalar Dairesi: Tek katlı ve kâgir
olarak inşa edilmiş ve içinde bir hamamı da
barındıran şirin bir yapı.
Maslak, Sarıyer Tel : 0212 - 276 10 22
- www.millisaraylar.gov.tr |
|
|
|
 |
|
|
|
|